Trondheim'dan Deniz

"Kendimi özgür hissettim"

"Norveç korkutucu bir yer değil. Şehirler seni yutmuyor. Trafiğin yavaş aktığı, insanların ağır ağır yürüdüğü bir yer burası," diyen Deniz, "dünyanın en mutlu ülkesi"nin üçüncü büyük şehrinden yazıyor.

Eğer siz de yurtdışında yaşayan bir Türkiyeliyseniz, şu bağlantıda bulacağınız soruları yanıtlayıp bana (omer.ottesen@gmail.com) gönderebilirsiniz!

Facebook'ta takipte kalmak isterseniz: Gurbet Veri Bankası

(Deniz'den önce) kimler geldi kimler geçti?

İstanbul'dan Ulduz: Sadece ülke değiştirme demiyelim, graduate hayatı bambaşka bir şey
Wörgl'den Cihan: Asla ikinci sınıf psikolojisine girmemeli kimse
Ilmenau'dan Murat: En önemli fark, emeğin değeri
Dubai'den Jale: Kendi hikâyeni yeniden oluşturmak
Berlin'den Barış: Vekil adaylığından ilticaya "başka bir dünya mümkün"
Nagoya'dan Bilal: Japonlar arasında "havayı okumak"
Budapeşte'den Didem: Bulunduğunuz yerde mutlu değilseniz, ayrılın ordan
Lizbon'dan Sezgi: Mutlu olmayı öğrendim
Arrouquelas'tan Nisan: Önyargıları kırıyoruz beraber
Pittsburgh'den Erkan: Türkiye bizi kustu, tükürdü, dışarı attı
New York'tan Yıldız: İmkansızlık hissi yok denecek kadar az
Amman'dan "Barack": Yeni insanlara, hikâyelere şans ver
Shenyang'dan Birmingham'a Yağmur: Önemli olan nerede olduğun değil, kiminle olduğundur
Happy Valley'den Özgür: Kavgasız, dövüşsüz hayatlar sakinleştirici etki yaratıyor
Brüksel'den Ceylan: Dünya vatandaşı olun

Kimsin, nesin? Nerede, ne zamandan beri yaşarsın? Neyle iştigal edersin?

Adım Deniz Akın. 2007’de master yapmak için Norveç’in Bergen şehrine taşındım.  Geliş o geliş, 10 senedir buradayım. Şu anda Trondheim’da NTNU’de doktora yapıyorum.

Yolun gurbete düştüğünde ilk olarak neler hissettin? Yeni bir ülkede olmanın duygu durumu sende nasıl karşılık buldu?

Kendimi özgür hissettim. Norveç korkutucu bir yer değil. Şehirler seni yutmuyor. Trafiğin yavaş aktığı, insanların ağır ağır yürüdüğü bir yer burası. Benim bünyemi bu sakinlik allak bullak etmişti.

"İnsanlar terlikle okul koridorlarında gezerler"

Ülke değişikliğinin çalışma hayatına yansımaları neler oldu? İş ortamının uyum sağlamana (veyahut da sağlayamamana :) stres yok, hangimiz en zayıf halka gibi hissetmeden bir ömür sürebiliyor ki?) etkisini nasıl deneyimledin?

Norveç üniversitelerinde alt-üst ilişkisi pek yoktur. Profesörlere ilk isimleri ile hitap edilir. Resmi kıyafet uygulaması yok. İnsanlar terlikle okul koridorlarında gezerler. Ben kendimi çok rahat hissettim. Belki de ben çok şanslıyım.



Arkadaş edinmek ve kendi sosyal çevreni kurmak ne kadar kolay (ya da zor) oldu? Kendi background'un, kişiliğin ve bulunduğun yer bu denklemde nereye oturuyor?

Norveçlilerle yakın arkadaş olmak zaman alıyor. İçe kapanık bir toplum, herkesin etrafında şeffaf bir koruma kalkanı var. Duygularını çok dışa vurmayı sevmeyen bir toplum burası. İlk 1-2 yıl boyunca hep yabancı arkadaşlarım oldu. Onlarla çok daha rahat iletişim kurabildim. Şu anda, Norveçli 2-3 iyi arkadaşım var. Diğerleri sadece “tanıdık”.


Türkiyeli diğer expat'lerle iletişiyor musun? "Hiç çekemem, benden uzak olsun"cu musun, yoksa "bazen beni sadece bir Çorumlu anlayabilir"ci mi?

Trondheim’da çok güzel bir expat grubumuz var. Haftada 2-3 gün mutlaka görüşürüz. Kendi dilinde sohbet edip gülmenin tadı bambaşka.



"Norveç, sırf TR değil, birçok Avrupa ülkesinden çok daha açık bir toplum"

Gurbetle sıla karşılaştırması yapacak olsan? Kültür olur, iş etiği olur; hangi bakımdan karşılaştırmak istersen...

Burası insan-odaklı bir toplum. İşçi haklarının, insan haklarının, kadın haklarının, cinsel azınlıkların haklarının korunduğu bir ülke. Yabancı da olsan burada kendini son derece güvende hissediyorsun. Norveç, bu anlamda sırf TR değil, birçok Avrupa ülkesinden çok daha açık bir toplum.



Gurbetteyken TR'de olup bitenlere nasıl bir mesafede duruyorsun? Ülke gündeminin kendi hayatına yansımaları neler oluyor?


Gündemi takip ediyorum elbette. Orada çocukluğum ve gençliğim geçti. Bütün ailem Türkiye’de. Mesafe diye bir şey yok . Ben de fırsat buldukça hep gidiyorum.

"Bir ülkenin kendi dilini konuşmak sizin fırsatlarınızı bir anda katlıyor"

Diğer expat'lere ya da adaylarına, "ben ettim sen etme" ya da "sen de yap güzel oluyor" yollu önerilerin?

Dil öğrenmeye ağırlık versinler. Nasıl olsa İngilizce biliyorum demekle olmuyor. Bir ülkenin kendi dilini konuşmak sizin fırsatlarınızı bir anda katlıyor.


Başka bir çift söz? (teklif var, ısrar yok)

Yorumlar

  1. 10 yıllık deneyimi bu kadar kısa anlatmak da başarı. Norveç'i görünce bir an baya sevindim ama çok kısa yazmış beğenmedim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, Deniz pek ayrıntıya girmedi. Norveç'ten yeni bir katkı geldiğinde "çok merak ediliyor, uzun uzun yaz" diyecem ;) Sevgiler!

      Sil
    2. Teşekkür ederim çok iyi olur valla :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Uppsala'dan Fulden

Onlar expat de biz gurbette miyiz?