Bunalıklar takımı

İstatistikler var, diyor ki TR'de genç nüfusun bilmem kaçta kaçı (yüksekçe bişi bu oran) ne bi işte çalışıyor, ne okula ne de kursa gidiyor. Boş geziyor yani. Sağcı kanattansa sokak kenarı öbekleşmeleriyle rahatsızlık salıyor oradan geçenlere, mahalle bekçiliğine soyunuyor. Solcu kanattansa çok varoluşsal, çok felsefik, depderinlerde sorularla bunalımlardan çıkamıyor. İnan olsun acayip sıkıldım. Özellikle de solcu kanat bunalımlılarından. En çok onları gözlemleyebildiğimden belki de.

Her türlü toplumsal ayrıcalığı sayesinde rahatı yerinde olan bu arkadaşlar şimdiye kadar kaymağını yediklerini geri ödemek istemiyor hiçbir şekilde. Her yer tahakküm onlar için. Of anne, git başımdan; işe giremem, ne istediğimi bilmiyorum; üç kuruş için değmez, abi. Gibi gibi. 

Çok sıkılmış, çok bıkmışlar, çünkü rahatları yerinde. Bi meşgale yok, her şey anlamını yitirmiş. Anarko yorumların yıldızı, eve gidince anne karnım acıktı bana bi tost yap. 

Dakka başı karşımıza çıkan en seksli aşklı, romantizmi abartılı ilişkilerden, tatildeyim bok gibi para harcıyorum, sıkıldığım bi an görülmemiştir paylaşımlarından bizim kuşak kafayı sıyırdı bence. 

Çalışmak, emek vermek, gayret etmek artık aptalların işi olarak görülüyor. Akıllı ve bunalımlı olmaktansa aptal ve üretken olmayı seçiyorum. Bi düşünün bunu, bunalıklar...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun