Hadsizler sorunu

Dün değil evvelsi gün selamsız sabahsız, damdan düşer gibi gelen bir mesajla cinlerim tepeme çıktı. Noktası virgülü olmayan mesajın hiçbir yerine dokunmadığım hali şuydu:

"Ruyamda gordum ki kocandan ayrilip gelmissin turkiyeye :oo"


İşin garip yanı, mesajı atan kişi benim tanıyıp sevdiğim, kini fesadı olmayan tatlı bir arkadaş. "Gönderen"i haberdar olmadığı bariz temel adap kuralları konusunda bilgilendirmek ve sosyal gelişimi kesintiye uğramış bu "tatlı arkadaş"ın -bir umut- yanlışını idrak etmesini sağlamak amacıyla şu cümleleri yazdım:

"Kız böyle şeyler pat diye söylenir mi, denyo?! Ağzından yel alsın!" 

8/8 kusurlu olan kendisi değilmiş gibi, ortada bir kaza olduğunu bile es geçerek bana demesin mi:

"Peki oralarda var mi hos adam?"

Öncelikli olarak, "hayırdır inşallah"lık böylesi bir kabus senaryosunun düz bir kadına -en azından bu rahatlıkla- söylenemeyeceğinin altını çizmek istiyorum (durun çizeyim hatta).

E peki, nasıl oluyor da ben böyle bir mesaj alıyorum. A evet, ben düz bir kadın değilim. Bir homo olarak evliliğimin görüp görebileceği muamele, mesajı atan kişinin içmeli-sıçmalı bir gecesinden kalma, adını bile hatırlamadığı bir one-night-stand'i için gösterilen muameleden kat be kat düşük olacak haliyle!

Bu hadsiz mesaj üzerine düşünürken geçtiğimiz hafta zirve noktasına varan ancak ömrümüzden ömür çalmaya hâlâ ve ısrarla devam eden Türkiye siyasetindeki gerilimin de bir hadsizlik sorunu olduğunu keşfettim. Kimi gaste/dergi basar, kimi kafatasçılık oynar; artık bir durmak gereken nokta hep atlanır.

Siz siz olun haddinizi bilin, e mi?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun