Kayıtlar

Norveç'in anlatılmayan yanları - 2

Resim
Peki, nasıl yaşıyor Norveç'in insanı? Havalara girmemek Norveçliler mütevazı insanlar, öyle de yaşıyorlar. Ekonomik durumu ne olursa olsun çoğu insanın öğle yemeği, ekmek arası tereyağı ve peynirden ibaret. Giyim-kuşam çok sade; lüks ya da gösterişten ziyade ihtiyacı karşılamak için alışveriş yapıyorlar. Patronu da işçisi de, ünlüsü de seyircisi de toplu ulaşım kullanıyor, kimin "ne" olduğu görüntüsünden pek anlaşılmıyor. Kendi işini görmek Haneye yönelik kapıcılık, temizlikçilik gibi meslekler yok denecek kadar az. Çünkü insanlar "eli ayağı tuttuğu için" kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmaktan özel alanda da kaçınıyor. Başbakan dahil kendi evini kendi temizliyor, akşam ne yiyeceğini kendisi düşünüyor, hazırlıyor. Haliyle hayat genel anlamda daha pratik olacak şekilde düzenleniyor, insanlar zamanlarını daha iyi planlıyor. Cinsiyeti rafa kaldırmak Norveç toplumu kadın-erkek ayrımının en az olduğu toplumlardan biri. Bu da öyle gökte...

Fiyortta kuzey ışığı DEĞİL: Norveç'in anlatılmayan yanları - 1

Resim
Norveç deyince pek çok kişinin kafasında canlanan, sosyal medyada da yeniden üretilen "fiyortta kuzey ışığı" algısından fazlaca sıkılmış bir haldeyim. Yaklaşık 1 yıldır Oslo'da yaşıyorum. Üniversitede Norveç tarihi ve toplumu üzerine ders aldım, gözlem yapmayı da seven biriyim. Bu seride kısa kısa notlarla "ya petrol parasıyla kurarlar tabi refah devletini" bilmezliğini merkeze alarak b u İskandinav ülkesine dair algının içini biraz doldurmak istiyorum. Temel çekişme Norveç'te siyasetin en belirgin gerilim hattı, merkez-yerel arasında geçiyor. Sosyal refah devletinin sunduğu imkanların oldukça dağınık konumlanan bir nüfusa nasıl dağıtılacağı, temel soru.  Bağımsızlık Yerel vurgusu, tarihi anlamda ülkenin bağımsızlığını kazanmasıyla yakından ilişkili. "Akıtma gibi dümdüz" olan Danimarka'nın hükümranlığından çıkış, ulusal romantizm akımıyla Norveç'in dağına taşına ayrı bir anlam yüklenmesine yol açmış. Ülkedeki yüzlerce farklı...

Refika'nın Yemek Okulu: Bereketin Yeniden Keşfi

Resim
İnternet devasa bir çöplük. Ve bu çöplüğün içinde dişe dokunur bir içerik -hele de Türkçe- bulmak oldukça zor. Refika'nın Yemek Okulu , bizden olanı bugüne uyarlama, ona kendi kişiselliğini katma ve değer kazandırma açısından harika bir görsel içerik örneği. Refika'nın Yemek Okulu, 1 yıl önce açılmasından bu yana beğenerek (ve yorumlayarak :)) takip ettiğim bir YouTube kanalı. Anadolu'nun yemek mirasını yeni kuşaklara benimsetmek, sofrayı ithal zincirlerin hükmüne bırakmamak, değerlerimizi ayrıca Refika'dan markasıyla olabildiğince çok kişiye ulaştırmak gibi hedefleri olan pırıl pırıl bir ekip. Benim kanalı bu kadar sevmemim (ve hatta sahiplenmemin) sebeplerine gelirsek: - Bilgilendirici: Bu kadar basit bir şeyi de anlatmaya ne gerek var denebilecek şeyleri bile anlatmaktan gocunmayan, araştıran ve de takipçilerinden öğrenmeye açık olması. - Yaratıcı: Yemek rüyasını aşçı otoritesinden alıp keyifli bir deneme-yanılma sürecine dönüştürmesi. - Doğal: Kulland...

Aile Arasında: Yaktın sen beni!

Resim
"Ailem" dediğim şeyin nüfusta kaydı yok. Beni ben gibi kabul eden, bana daha bir ben olabilmem için el uzatanlar benim ailem. Soyu sopu yok, kutsal bilmez. Gülse Birsel'in senaryosunu yazdığı Aile Arasında filmi, "senin ailen kimlerden oluşuyor?" sorusunu insanı kahkahalara boğarken orta yere bırakıveriyor.  Cihangir-Adana, zengin-fakir, freak-makul, duygularının farkında-inkâr ettiklerinin avucunda gibi uçları yan yana koyup "sahiden bi değişik duruyor" dedirtirken bir yandan da "Türkiye ailesi nasıl bir şey olmalı?" sorusuna kendi yanıtını veriyor film.  İlk trans-pozitif, anaakım Türk filmi desek? Filmde özellikle iki sahne Gülse Birsel'in ailesini kadın özgürlüğüyle tanımlamamız için yeterli bilgiyi sunuyor. İlki, "yahu uzaylı mı bu, ne demek 3. cins"le başlayan, "trans birey diyeceksin"le son bulan, Türkiye'de gelmiş geçmiş belki de en anaakım trans-dostu mesajın verildiği ve hiçbir şekilde...

Oslo İbne Korosu: Noel Baba hepimizin içinde

Resim
Noel'in kökenini araştırırken eşcinselliğin kökeni tartışmalarına göz kırpıp "sahi ne önemi var? maksat sevgi, muhabbet"e bağlayan bir konser izledim dün akşam.  Oslo fagottkor, 2004 yılında "müzikten ve gülmekten hoşlanan erkeklerden hoşlanan erkeklerden (ve de birbirinden) hoşlanan erkeklerin" bir gece içerken ortaya attıkları bir fikirle ortaya çıkıyor. Norveç gibi korolarla dolup taşan (Alaturka Kadın Korosu bile var!) bir ülkede profesyonel müzik "icra eden" bu koronun Noel ve Yeni Lubun Yıl konserindeydim. Twerk ettiklerinde heyecandan fotoğraf çekemedim :P Başta da belirttiğim üzere, konser bir "Noel ordan mı çıktı, burdan mı" hikâyesiydi. "Charlie'nin Lubunları" mesajı alır almaz kolları sıvadı. Vikinglerden Nasıra'ya, oradan şöyle bir Avrupa'ya, ardından da dünya yörüngesine uzandı. "Ben Venezuela'da Katoliklikten bıktım da Norveç'e geldim. Başta çok özgür sandığım bu kuzey ülkesinin de...

God's Own Country: Sevmeye ve sevilmeye açıl

Resim
Hislerimizi ifade edemediğimizde hırçınlaşıyoruz. "Ne saçmalamışım ya, ne gereksiz davranmışım" dediğimiz anılar biriktiriyoruz o zaman. "God's Own Country" filmi, duygusal tıkanıklıkları şefkatle ve şehvetle açan bir (beyimin dediğine göre Norveççedeki adıyla) "çiftçi romantizmi" hikâyesi.  İngiltere'nin kuzeyinde, Yorkshire'de bir çiftlik. Babası ve babaannesiyle birlikte yaşayan, selamı sabahı olmayan, atarlı bir genç. Arada bir pub'a gidip zil zurna sarhoş oluyor, tuvalette göt sikiyor, ne hayattan bir şey anlıyor, ne de kendinden. Sonra bir gün Romanyalı bir genç, çiftliğe çalışmaya geliyor. Kuzulara elinden gelenin fazlasını vermeye çalışan, yol yordam bilen, düzgün bir çocuk. İşte bu "çingen", zaman içinde ismi olan birine, bir sevgiliye dönüşüyor. Dahası, atarlı gencin kendini duymazlığına derman oluyor; onu büyütüyor, "adam ediyor".  İlk filmiyle Sundance'te en iyi yönetmen ödülü alan Francis Lee, Gua...

Çocuklarla cinsel istismarı nasıl konuşmalı?

Resim
"Hiçbir çocuk, hiçbir aile ve toplumun hiçbir kesimi istismardan muaf değil. Çocukları istismar konusunda bilgilendirmek başlı başına bir önlem niteliğinde." Çocuklarla cinsel istismar hakkında konuşmak, onları can yakan sırları paylaşma konusunda daha güvende hissettirir. Bu yüzden Norveç devlet kanalı NRK'nun çocuk kanalı NRK Super bu hafta cinsel istismara odaklanıyor. Bu belki de o ertelediğiniz konuşmayı yapmak için bir fırsat olabilir. Pek çok ebeveyn çocuklarla cinsel istismar hakkında konuşmaktan çekiniyor. Çekinmenize gerek yok. Stine Sofie Vakfı'nda proje liderliği yapan Erik S. Oksavik, bunun kesinlikle bütün ebeveynlerin çocuklarıyla yapması gereken bir konuşma olduğu görüşünde. Çocuklarımızı toplumdaki bütün tehlikelerden korumak isteriz, değil mi? O zaman şiddet ve istismarın da çocuklara yönelik bir tehlike olduğunu fark etmemiz gerekiyor. NRK'ya konuşan Oksavik, ebeveynleri sorumluluk alıp konuşmayı yeterince güvenli bir şekilde yapacak kadar bilg...

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun

Resim
"Yüzüme karşı 'yeteneğini heba ettin' diyenler çıkıyor. Cizre'yle ilgili bir köşeyazısı da özenle yazılmış yüzlerce sayfalık bir romanın edebî değerini taşıyabilir." Edebiyatçı kendini siyasete kaptırırsa ayağına kurşun mu sıkar? Ülkesinde katliamlar yaşandığını bilen biri, kalemini kurguyla sınırlayabilir mi? Dahası, insan ne için yazar? Yazar, gazeteci ve insan hakları aktivisti Aslı Erdoğan, Oslo Edebiyat Evi'nde düzenlenen Hayal ve Travma Anlatıları başlıklı etkinlikte bu sorulara kendi yanıtlarını verdi. İsveçli-Kürt yazar ve gazeteci Mustafa Can'ın sorularıyla ilerleyen konuşmada Erdoğan, "terörist yazar" olarak cezaevinde tutulduğu 4 buçuk ay ve "yaraları yalayan yalanlar" olarak yazının kendisinde uyandırdıklarına dair açıksözlü paylaşımlarda bulundu. "Nobel Ödülü için mi yazıyoruz, yoksa kendimize dair hakikatleri paylaşmak için mi?" "Hapse bir kez girdiniz mi bir daha çıkamıyorsunuz. Bazen birdenbire o...

Yasmine Hamdan kafası: Kozmopolitik indie pop

Resim
"Aldatılmış vatandaşım ben. Güvenlik durumunun rehinesi, terk edilmiş vatandaş..." Şarkıcı Yasmine Hamdan, Oslo World festivali kapsamında dün akşam Parkteatret'de bir konser verdi. Festivalin "kozmopolitik indie pop" olarak tanımladığı, Hamdan'ın kendi değişiyle "üçüncü kuşak, göçmen" bir müzik deneyimiydi konser. Rock'tan elektroniğe uzanan, kaotikliğe bel kıvıran, kendini ciddiye almayan ama değersizleştirmeyen... Fotoğraf festivalin Facebook sayfasından ... Feyruz'suz olur mu hiç? Konser öncesi partide hem müziklerin, hem de mekândaki Arapların coşkusuyla "dünyayı Oslo'ya getiren festival" gerçekten de dediğini yaptı. Kimine göbek attıran, kimine utangaç bakışlarla göbek atanları izlettiren şarkılardan bazıları şunlardı: Fairuz - Al Bostah Alsarah & The Nubatones - Habibi Taal (Jeremy Sole Remix Feat. Clap! Clap! & Beats Antique) Balkan Beat Box - Habibi Min Zaman Simone - Tany Tany Guitara Band - Y...

Koselig

Resim
Koyu karanlığa karşı mum ışığında... Koselig.  İçini üşütenlerden elini sıcacık tutanlara vardığında... Koselig. Sessizlik, yalnızlık, uzaklık gözünü korkutmadığında... Koselig. 

Anaokulu çalışanı oldum!

Resim
Oslo'ya taşındığımızdan beri çok da geciktirmeden bir işe başlamak istiyordum. Üniversitenin yaz okulunda B1 seviyesinde Norveççe öğrendikten sonra "bana göre ne var?" diye bakınmaya başladım. Çatır çatır Norveççe konuşmadan hangi işleri yapabilirdim? Yoksa yalnızca İngilizcenin yeterli olabildiği garsonluk işlerine mi baksaydım? Amaç yalnızca bir iş bulmak değil, bir yandan da topluma dahil olmak, sınıfta öğrendiğim dili çat pat da olsa konuşmaya başlamaktı. Norveç'in iş bulma kurumu diyebileceğimiz NAV'ın sitesinden kendime bir profil oluşturdum ve birkaç garsonluk ilanına yürüdüm. Tık yok. Sabah 4 ile 8 arasında ekmeklere tereyağ sürme işinin de "bir büyüktür sıfır" felsefeme uyabileceğini kendime kabul ettirmeye çalışıyordum kiii Beyimin yıllar evvelinden aynı koroda şarkı söylediği kişinin bizim mahalledeki anaokulunda çalıştığını hatırlaması üzerine telefon açıldı ve görüşmeye çağrıldım. İyi mi kötü mü geçtiğini anlamadığım, hastalıktan sal...

Geciş dönemi sancısı olabilir mi?

Resim
"Alıştın mı oralara?" sorusu, yolculuğunuzun üstünü örtmesin. Yenilikler, ve hatta en güzelleri bile insanı zaman zaman allak bullak edebiliyor. Geçiş dönemi stresi deniyor buna. Bu bloga başladığımdan beri yaşadığım, yeni dünyalara adım atmanın verdiği bir çırpınma hâli. Dönüşümünü kolay kolay paylaşamadığından seni yalnız hissettirebilir. Hemen "alışmaya" zorlama kendini, içindeki kaosa şefkat göster. Yeni dünyalarımızda hayatta kalma stratejilerimizi toplama fikri tam da bu sebeple ortaya çıktı zaten. Geçiş dönemi sancısının Gurbet Veri Bankası.

Allah'ın İbnesi: İçimdeki bu nefret nereden geliyor?

Resim
"Yıl olmuş 2017, haklarımın korunduğu Norveç gibi bir ülkede, sokakta yürürken erkek arkadaşımla el ele tutuşunca neden mideme kramplar giriyor?" Gazeteci Gisle A. Gjevestad Agledahl, Norveç'in devlet kanalı NRK için hazırladığı Jævla Homo (Allah'ın İbnesi) adlı beş bölümlük belgeselde bu sorunun yanıtını arıyor.  Allah'ın İbnesi, mücadelenin bittiği düşünülen yerlerde bile ne kadar utanç ve korkunun biriktiğini, homofobinin eşcinseller de dahil olmak üzere herkesin içine işlediğini göstermesi açısından ilginç bir yapım. Giderek yaygınlık kazanmaya başlayan bir tarzda, uzmanın fikrinden değil de öznenin deneyiminden yola çıkan ama gazetecilik yaptığını da unutmayan, "halktan" bir belgesel var karşımızda. Gisle "ben aslında sizden biri olmak istemiyordum" deme dürüstlüğünü gösterirken o çok korktuğu bizin sandığı kadar tek-vücut olmadığını gösteriyor.  Tipik gey? Belgeselin ilk bölümü "Utanç", insanlara cinsel yönelimlerine ...

Umutsuzluğundan cesaret bulanlara: Mr. Gay Syria

Resim
Dünyanın ennn yakışıklı, kaslı, arzu nesnesi eşcinsel erkeği neden Suriyeli bir mülteci olmasın? İstanbul’da düzenlenen gizli bir yarışmanın galibi, savaştan ve homofobiden kaçmanın ne demek olduğunu belki de tüm dünyaya anlatabilir.  Ayşe Toprak’ın ilk uzun metrajlı belgeseli Mr. Gay Syria, gazeteci-aktivist Mahmut ile kimliğini tüm dünyaya özgürce haykırmak isteyen Hüseyin’in kesişen yollarına odaklanıyor. Saraybosna Film Festivali’ndeki gösteriminde izleyicilerin büyük ilgisini ve beğenisini toplayan film, festivalde ayrıca İnsan Hakları Ödülü kazandı. Saraybosna’nın Osmanlı, Avusturya-Macar ve Yugoslav geçmişine dair eşsiz bir turun ardından bir yıl öncesinde internette kampanyasını gördüğüm belgeseli şehrin savaş sırasında hayata tutunmak için başlattığı film festivalinde izleme fırsatı yakaladım. Bu kadar ayrıcalığım olmuşken bir de yönetmen Ayşe Toprak’la buluşup kendisine bazı sorular yönelttim. Sınırda başlayan dostluktan belgesele… Mr. Gay Syria belgeseli, Suriyeli mült...

Norveç’in “Ayıp” Gençlik Dizisi Din Dersi Oluyor

Resim
Norveç’in meşhur gençlik dizisi Skam (Utanç ya da Ayıp diye Türkçeleştirebiliriz), karakterleri ve işlediği konularla akademinin ilgisini çekti. Oslo Üniversitesi Din Çalışmaları Bölümü, önümüzdeki güz döneminde dizi üzerinden bir ders açıyor.  “Skam’da Din” dersinde neler mi işlenecek? “Namus ve namussuzluk. Slutshaming ve gizli eşcinseller. Seksin her türü. Hamile kalma korkusu. Uyuşturucu. Ebeveynlerle çocukların ilişkisi.” 11 dilde yayınlanan Seks ve Din: Dünya İnançlar Tarihinde Öğretiler ve Tabular kitabının yazarı ve aynı zamanda dersin sorumlusu Profesör Dag Øistein Endsjø ile Skam’da dini konuştuk. “Skam din çalışması için harika bir örnek” Skam gibi popüler bir gençlik dizisi üzerinden akademik bir ders açma fikri nasıl ortaya çıktı? Fikir aslında üstün nitelikli idaremizde yer alan Siren Leirvåg’dan geldi ancak tüm kadromuz Skam’ın çağdaş Norveç toplumundaki dini görünümü ne kadar iyi yakaladığını ve haliyle din çalışması için harika bir örnek oluşturduğunu hemen tes...

Norwegian teen drama Skam to be studied in a religion course

Resim
The famous Norwegian teen drama Skam (Shame) drew the attention of academics for its skilfully created characters and themes. The University of Oslo will open a study of religion course on the series in the next autumn semester. What will “Religion in Skam” focus on? “Honour and dishonour. Slutshaming and closet gays. Sex of all kind. Identity. Fear of pregnancy. Drugs. Relationship between parents and children.” Professor Dag Øistein Endsjø, the author of the book Sex and Religion: Teachings and Taboos in the History of World Faiths , which has been published in eleven languages, answered my questions about the course he is responsible for. “Skam captures the religious landscape in contemporary Norwegian society” How did you decide to start an academic course around a popular series? It was actually Siren Leirvåg, one in our eminent administration, who came up with the idea, but everyone in the staff immediately recognized how well Skam captures the religious landscape in contempora...

Amman'da gitmeniz gereken 13 mekân

Resim
Bir şehri keşfetmek, turist tuzaklarının dışında kendine has mekânlar bulmak zaman alıyor. Ürdün'ün başkenti Amman'da 2 yıla yakın yaşamanın ardından buraya gelecekler için naçizane bazı mêkan önerilerim var. Toplu taşımanın neredeyse hiç olmadığı bu güzide şehirde herkes gibi taksiye atladıysak turumuza başlayabiliriz, yallah! Ed-Duvvağr İl-Evvel / The 1st Circle / 1. Göbek  Amman göbek göbek. Perşembe akşamları, haftasonunun gelişiyle piyasa yapanlarla dolup taşan Rainbow (Gökkuşağı) Caddesi'nin başı 1. Göbek'te, sonu ise, merdivenlerden inmeniz suretiyle, Amman'ın Ulus'u diyebileceğimiz El-Balad'da. 1. Göbek'ten 8. Göbek'e kadar yolunuzu çok rahat bulabilirsiniz ama kaldırım fakiri kentte çıkıp dolaşmaya uygun yerlerin en başında 1. Göbek ve Rainbow Caddesi geliyor. İşte o bölgeden bazı öneriler: Jordan River Foundation Showroom Ürdün Nehri Vakfı kapsamında yürütülen projelerde, ülkenin farklı bölgelerinden kadınların geleneksel el işler...

(Yeniden) yükselişe geçmeden evvel

Taşınıyoruz. Bir fasıl sona eriyor. Ev geyi mi, o da kimmiş? Bu blogdaki iç dökmelerim zaman içinde gezi yazılarına, çevirilere evrildi. Bunun sonucunda 5Harfliler, Kaos GL, Norveç Somonu ve Yeşil Gazete gibi sitelerle temas kurdum. 2 yıla yakın bir süre boyunca paylaştığım yazı, çeviri ve katkılardan biri, kendi yolunu buldu. Gurbet Veri Bankası adını taktığım bu fikri, ayrı bir bloga taşıdım. Yeni hikâyeler geldikçe oradan paylaşmayı sürdüreceğim. Ürdün'deki hayatımda ne varsa anlatmaya çalıştım, dilerim paylaştıklarım yolu buraya düşeceklere kolaylık sağlar. 2015 baharında, evleneceğimi söylediğimde Kuğulu'da bir arkadaş çok şaşırmış, "bir devir sona eriyor" demişti. Değişimlerimiz zaman zaman eski arkadaşlarla aramıza mesafe koyuyor, yeni arkadaşlıklar kuruyoruz. Sudan çıkmış balığa döndüğüm bu devrin sonunda, daha evsiz ama daha diri hissediyorum. Selametle...

Islamic gardening

Resim
Here is an example of Islamic gardening in the upper crust Abdoun neighbourhood in the Jordanian capital. It reads Allah in Arabic letters. At least it feels less intrusive than kids following and asking me if I'm a Muslim or Christian because I'm wearing shorts. If I were to stay in Amman for one more year, I would've definitely improved the spelling with an addition of sheddah and alif on the second lam :) See: الله

Anlıyorum...

Resim
Düştüğünde can yakmayan, ağladığında yaşları dindiren, akıldan kötü şeyler geçirmeyen bir yerlerde büyüdüm ben. Olumsuz duyguları olumlamayan, hemencecik "olumlu"layan... Reddedilen kaka hislerin kokusu çıkmaya başladı derken. Ben şimdi geç kalmışlığımla başımı okşamanın derdinde...