Yol biter mi?

Save the planet çağrılarının boşluğuna, gezegenin değil insanların kurtarılmaya ihtiyacı olduğuna dair bir yazı okumuştum. Kolay mıydı öyle biter deyivermek, ne türler ne hayatlar gelip geçmişti mavi gezegenden. Bitecek olan yalnızca homo kibirus'un (kibirli insan) hükmü altındaki zulüm çağı olurdu.

Bir süredir, kadın bilim insanlarının hikâyelerini anlatan bir kitap serisi çeviriyorum. Su altı dünyasını uzay araştırmaları için ön koşul sayanlar mı istersin, kaçak avcıların goril katline karşı taarruz açan çılgınlar mı dersin, hayatın peşine düşmüş böylesi kadınlardan ister istemez etkileniyorum.

BBC'nin the Blue Planet belgeselini izlerken duyduğum heyecanı, insanların dünyasında çekişmeler ve çıkar kavgaları gölgeliyor. Güncel politika denen hengamede ne sanal gerçeklik araştırmaları kalıyor geriye, ne dil merakı, ne de kayaların sıkıştırdıkları.

Ama esas başlangıcını geçtiğimiz yaz beyimle çıktığımız bir dağ yürüyüşü ve bir gecelik kabin konaklamasında yapan doğa tutkumu dün Ölü Deniz kıyısında bisiklet turuna ve Ürdün'ün en yüksek şelalesine varmak üzere Wadi Himara'da yürüyüşe çıkmamın ardından yeniden yakaladım.

Şehirlere tıkılı doğup büyüyüp ölmemizden olsa gerek ben kendimi doğaya mesafeli bilirdim. Düz yol değilse düşerim, rüzgâr çok eserse üşürüm sanırdım. Yapa yapa fark ediyorum bu doğa yürüyüşlerini, içe dönüşlerimi ne kadar sevdiğimi.

Öğlen havanın güzelliği sayesinde bahçede otururken beyim göçmenlerle ilgili bir röportajı çevire çevire okudu. Benim ilgimi çeken yer göçün yeni bir kimlik inşa etme yolculuğu olarak anlaşılması gerektiği görüşü oldu. Eski bağlardan, aidiyetliklerden parça parça da olsa ayrılmış, eski yerindeki gibi kalamamış olanların yeni bağlar kurması, aidiyetlikler kazanması meselesi...

Buraya taşındığımızdan beri hayat zorlu geçiyor. Kendimi tanımlamakta zaman zaman güçlük çekiyorum. Bocaladığım, ilerleyemeyeceğimi sandığım tümseklerle karşılaşıyorum. Ama bugün daha bir umutluyum. Ve dünkü geziden paylaştığım fotoğrafa binaen merdivenlerimizi bulacağımıza inanıyorum. Güncel politikaya inat. #TahirElçi

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun