Bir partinin tatlı yorgunluğu

Amman'da gece hayatı gece gece kahve içmekten ibaret sanırken dün gece kendimizi muhteşem bir konser/partinin ortasında, bir elimizde Carakale birası, öbür elimizle de Filistin için zafer işareti yaparken bulduk.

Ürdünlü indie grup Autostrad, Canvas adlı bir mekânda "sahne aldı". Ne grubu, ne mekânı biliyoruz; ama belli ki şehirden ve potansiyelinden umudumuzu hâlâ kesmemişiz. Çok da iyi etmişiz; çünkü Amman'daki bir buçuk yılımızın en eğlenceli gecesini geçirdik. 

Bir kere bünyemiz artık alışmış muhafazakâr yaşamın kodlarına, el ele tutuşan çift görünce şaşırıyoruz, öpüşen çift görünce birbirimize işaret ediyoruz. Lezbiyen çift görünce hele deliye dönüyoruz, başörtülü kadınların platformlar üstünde dans etmesiyle büyüleniyoruz. Falan. 

Buraya kadar evet, bilindik şeyler. Ama beni esas şaşırtan (klasik bir Türkiye karşılaştırması yaparaktan) insanların chill-ötesi halleri oldu. Herkes eğlenmeye, tanışmaya kaynaşmaya gelmiş. Çocuğun teki birden önümüze atlayıp karizmatik dans figürlerini sergilemekten çekinmiyor mesela. Ya da bir başkası muhabbet açmaktan, haftaya parti olacak ona da gelin dans ederiz demekten. Ya da bir başkası gelip bize ilgisini belli etmekten, numaramızı almaktan.

Canvas'a ve Carakale'e yüklü bir miktar kazandırdıktan sonra mekânın 12'de kapanmasıyla, azmış bünyelerimizi doyuracak yeni bir mekân arayışına geçiyoruz; ama yok. Olsun, yeterince içmişiz zaten. Günü uykuyla geçirip hâlâ uykuya doyamamamızdan biliyorum. (Hikâye burada bitmiyor aslında ama şimdilik kendimi otosansürlemekle yetineceğim :)) 

Tatlı, çakırkeyif yorgunluklara...

Ürdün'ün birası Carakale'in (baya baya karakeyl diye okunuyor, benim aklım hâlâ her seferinde Çanakkale'ye gidiyor) üretim sürecini anlattığım yazımı da okuyun, İngilizce blogumda yazdıydım: 
http://evgeyi.blogspot.com/2016/10/healing-with-mocha-stout.html

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun