Kayıtlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Konfor Alanı Dışına Vizesiz Turlar: Aclun

Resim
Geçen haftasonu bir hareketlenme, yer değiştirme isteğiyle günübirliğine kuzey batıya, Amman'a 76 km mesafedeki (sağol wiki) Aclun'a gittik. Kalesiyle, doğa koruma alanıyla meşhur, sıkça gidilip görülen bir yer olarak bildiğim bu şehri ziyaret ettiğimizi Ürdünlülere anlattığımda tepkiler "nasıl yani? tek başınıza? yolu nasıl buldunuz?" yönünde oldu, garip doğrusu (sağol gugıl).

İlk durağımız Aclun Kalesi, benim gibi kalesevmezler için bile etkileyici bir mekân. 12. yüzyılda inşa edilen kale, orta çağ Arap askerî mimarisinin bir örneği(ymiş). Hem Suriye-Ürdün ticaret hatını, hem de Haçlılara karşı bölge halkını/dini? korumakta kullanılmış. Okçuların konuşlandığı yarıklar benim en sevdiğim yeri oldu. Ayrıca tepesine çıktığınızda Orta Doğu'nun göbeğinde olmaktan ötürü "bak şu taraf Suriye", "bak şuralar Vaad Edilmiş Topraklar" şeklinde laflar edebiliyorsunuz.

Aclun'un bizler gibi ecnebilerin nezdinde değer kazanmasının bir diğer nedeni ise, K…

Bir Çabanın Çıkmazı

Resim
Her ne kadar üretmeyi, hareket halinde olmayı seven biri olsam da zaman zaman bu özelliğimden zarar gördüğümü düşünüyorum. Dur durak bilmeden "bir şeyler yapmak" zorunda hissetmek, varlığımı haklı çıkarma çabasına dönüyor sanki. Çaba içine girmeden var olabilmek istiyorum.

Teklifsiz Lubunlara Karşı Ne Yapmalı?

Resim
"Seninki buttur kesin."
"Sana havada karada veririm."
"A mısın, P misin?"

Doğru düzgün bir muhabbetinizin olmadığı kişiler tarafından, bazen bir "merhaba, nasılsın?"dan bile önce dillendirilen bu gibi sözlerin aslında zorbalık olarak nitelendirilebileceğini hiç düşündünüz mü?

Fiziksel sınırlarımızı koruma konusunda çok daha tetikte ve bilinçli olsak da mesele kullanılan dile gelince her yolun mübah olduğuna dair bir yanılsama yaşanabiliyor.

Cinselliğini yeni yeni keşfeden, yanında kendi olabileceği arkadaşlar edinmek isteyen bir dostum teklifsiz lubunlardan muzdarip. Cinselliğini hiçe sayan ya da öğrenilmiş yanlışlarla varsayan yaygın kültürden uzaklaşıp bir soluklanmak istediği ortamlarda bu kez ilgi alanları, kişiliği hiçe sayılıyor; tüm varlığı "körpe lubun"a indirgeniyor.

"Lubun olmak bu mu?" diye soruyor bana arkadaşım. Hem bu, hem bu değil. Ona "sen şöyle şöyle ol" demek yerine öyle de, böyle de ve hatta şöyle…

Neden yazıyorum?

Resim
Ev geyi olduktan beri kendimce bir şeyler yapıp etmeyi sürdürüyorum. Bu bir yılı aşkın sürede çeşitli çeviri ve düzelti işleri aldım, yeni tarifler öğrenerek yemek becerilerimi ilerlettim, sporu hayatımın olmazsa olmaz bir parçası haline getirdim, Arapça öğrendim-öğrenmeye de devam ediyorum ve blogluyorum (sürüş derslerine başladığımı söylemiş miydim?). Bu yaptıklarımdan bir kısmını tümden gereksiz (Arapça) bulanlar, kendimi yormamın saçma olduğunu (çeviri-düzelti) düşünenler oldu. Herkesin düşüncesine saygı-sevgi eyvallah ama herkesin de bir çalışma ilkesi var anladığım kadarıyla. Kimi insan kendini yapıp ettiklerinde buluyor, kimi insan yap(a)madıklarında. Yani birinin rahatı başkasına batıyor, öbürünün muhtaç olduğu zorluk nedense bir başkasını yıldırıyor. Ben hayatının hiçbir döneminde deli meraklı olmamış, ama içinden gelenleri izleme konusunda görece kararlı bir çizgi tutturabilmiş biriyim. İçimden gelen şeyler tutkuyla dolup taşmıyor, yaptığın işe ya da hayata tutkuyla bağlanm…

Athena - Make No Sound

Resim
Athena - Ses Etme https://www.youtube.com/watch?v=cNPei56WhAk

You chase after yourself As if you say if this is life then I'm out You always come back to the same place As if you start over
Dress your wound, let it not get infected And have a glass of water afterwards, if you can It will pass, it actually does And before you know it, the room is empty
It seduces your heart Running in your blood, crazy And you melt down, no remedy It hurts, hush, make no sound
You wrote this line, it's not her fault You wanted "be like that", you wanted "die!" One by one, however you wrote it You just look for no reason And that's it
It's like he hurts It's like he loves It's actually like he loves
http://www.sozmuzik.gen.tr/a/athena/ses-etme/

04.10.2016

It Hurts - Canımı Yakıyor

Resim
Emeli Sandé - Hurts
https://www.youtube.com/watch?v=_6KiMJikri4

Bebeğim, ben de taş değilim elbet
Canım yanıyor
Seni benim gibi sevmek var ya
Canımı yakıyor

Dur hele, hep birlikte söyleyeceğiz
İyiyim, iyiyim ama kötü de olabilirdim, bebeğim
Beni hatırladığını bilmiyorum sanki
Tuvaletin arka tarafında, 1,60 boylarında, yapma ama
En azından bir çaba göster, bak bana
Olmaz ki böyle, trajediye gel hele, ya ya
Dan dan, cennetin katlidir bu
Her seferinde deli cesareti bizimki, üşüyorum, la la
Kalp atışlarımız düzensiz değil artık
Sinemanın arkasında iki koltuk, göz gözü görmüyor
Tabi canım, sen çoktan unutmuşsundur
Ondan sonra yaptıklarımız hele, aklım hayalim almıyor
Kalbin, yapma ama
Yemin ederim tüylerimi diken diken diken diken ediyorsun

Bebeğim, ben de taş değilim elbet
Canım yanıyor
Seni benim gibi sevmek var ya
Canımı yakıyor
Yapabileceğin tek şey durup izlemek olunca
Cayır cayır ediyor
Bebeğim, ben de taş değilim elbet
Canım yanıyor

Durmak yok, bu bir maraton
Gürle hadi coşkun ırmakl…

Çölün ortasında 20.000 lezbiyen: Dinah festivaline hoşgeldiniz!

Resim
Her yıl Mart ayı sonunda, dünyanın dört bir yanından 20.000 lezbiyen beş günlüğüne hovardalık yapmak için Kaliforniya’nın çölüne uçuyor, ben de onlardan biriyim. Bu benim Dinah’ya, yani dünyadaki en büyük kız festivaline ikinci gelişim. Dinah’nın meşhur havuz partilerine ev sahipliği yapan Palm Springs’teki Hilton’da kalıyorum ve eşcinsel bir haremdeymişim gibi hissediyorum.

Gerçeküstü bir tecrübenin ortasındayım: Birkaç günlüğüne tersine bir dünya burası, azınlık birden çoğunluk oluvermiş. Yüzünüzü nereye çevirseniz lezbiyenler. Gülümsüyorlar, içiyorlar, dans ediyorlar, öpüşüyorlar. Etrafta çok az erkek var -ya etkinlikte çalışanlar ya da lezbiyen arkadaşları tarafından sürüklenenler- ama göze çarpmıyorlar. Yani katılımcılar aslında tamamen queer kadınlardan oluşuyor.

Bu serbestlik hissi çöl manzarasıyla daha bir yoğunlaşıyor: Sanki kıyamet heterolara kopmuş da ne kadar düz erkek ve kadın varsa Hakk’ın rahmetine kavuşmuş gibi.

Ne yalan söyleyeyim, birkaç günlüğüne kadınlarla dolup taşa…

“Var olduğumu sana hatırlatmamın önemli olacağını düşündüm”

Resim
Sevgili Kuzey Karolina Genel Meclisi (NCGA),

Birlikte geçirdiğimiz nice zamanın üzerinden birkaç yıl geçti ve dürüst olmak gerekirse seni eskisi kadar düşünmüyorum bile. Ama geçenlerde, kendini oldukça kaçınılmaz bir hale getirdin: 2 Numaralı Meclis Kanununu, benim kendi eyaletimde LGBTQ’lara ayrımcılık yapılmasına izin veren yasayı geçirerek haber kaynağımın her bir yerini kapladın.  

Yaşanan her şeyi göz önüne alarak, sana bir mektup yazıp var olduğumu hatırlatmanın ve benim gibi insanları bir kenara iterek ne kadar büyük bir kayba uğradığını fark etmeni sağlamanın önemli olacağını düşündüm.

Şimdilerde beni tanıyıp tanıyamayacağından bile emin değilim. Birbirimizi son görüşümüzden sonra çok büyüdüm. Yine de kötü muamele görmüş herkes gibi sensiz ne kadar da iyi olduğumu bilmeni istedim. Hayatımın azımsanamayacak bir bölümünde bana ve benim gibi binlerce Kuzey Karolinalıya bizim mutlu olmayı hak etmediğimizi söylüyordun. Sizler başarılı, neşeli, kendinizi gerçekleştirdiğiniz hayatlar ya…

“CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ ŞOKU - WACHOWSKI ERKEK KARDEŞLER ARTIK KIZ KARDEŞLER!!!”

Resim
Lilly Wachowski
Geçtiğimiz yıl boyunca bu manşeti bekledim. Tam şu ana kadar, korkuyla ve/veya gözlerini devirme bıkkınlığıyla. “Haber” neredeyse birkaç kez çıktı. Her birinden önce ajansımdan insanın keyfini kaçıran bir e-posta alıyordum - gazeteciler yayınlamak üzere oldukları “Andy Wachowski’nin cinsiyet geçişi” haberi için benden görüş istiyorlardı. Kendi seçimim dışında açılmaya zorlanmama cevaben, bir parçası sidikten [esprili], bir parçası sirkeden [suratsız], 12 parçası da benzinden [patlayıcı] oluşan bir açıklama hazırlamıştım.

Transları ifşa etmenin tehlikeleri ile trans intiharları ve cinayet oranlarına ilişkin istatistikî korkunçluklara dair politik olarak yerinde çok fazla görüş barındırıyordu bu açıklama. Babamın, her bir çocuğunu doğurmadan önce kadın egemenliği kararlılığıyla, taşak kesesine peygamber devesi kanı enjekte ederek süper kadın yavrular üreteceğini “ortaya çıkaran” hafif sarkastik kısmı saymıyorum bile. Tamam, fena sarkastik aslında.  

Ama olmadı. Bu yayınları…

Alive - Hayattayım

Resim
Sia - Alive https://www.youtube.com/watch?v=t2NgsJrrAyM
Göğün yarıldığı bir fırtınada doğmuşum
Sabah olduğunda büyümüşüm çoktan Yalnız başıma oynamışım Kendi kendimle oynamışım Ama hayatta kalmışım Baksana Sahip olmadığım ne varsa istiyordum Işıkların getirdiği sevgi gibi Nefret etsem de o haseti kuşandım Ama hayatta kaldım
Bütün iblislerin gittiği bir yere geri dönüşü olmayan bir bilet aldım Rüzgârın değişmediği Toprağında yeşilin bitemediği Umudun olmadığı, safi yalanların barınabildiği Gözyaşlarımı yastığa gömmemin öğretildiği yere Ama hayatta kaldım
Hâlâ nefes alıyorum, hâlâ nefes alıyorum Hâlâ nefes alıyorum, hâlâ nefes alıyorum Hayattayım Hayattayım Hayattayım Hayattayım
Teselliyi en olmadık yerde buldum Zihnimin gerisinde bir yerlerde Hayatımı bir yabancının yüzünde gördüm O benim hayatımdı işte
Her şeyi alıp götürdünüz; ama ben hâlâ nefes alıyorum Her şeyi alıp götürdünüz; ama ben hâlâ nefes alıyorum Her şeyi alıp götürdünüz; ama ben hâlâ nefes alıyorum Her şeyi alıp götürdünüz…

Mahremiyet bir haktır, lüks değil - ve LGBT'ler için gittikçe daha fazla risk altındadır

Resim
Chelsea E. Manning
Amerikan hükümetinin Apple’yi tek bir telefon için yeni bir “arka kapı” oluşturmaya zorlama girişimi, benden önce pek çok kişinin haklı bir şekilde dikkat çektiği üzere, aslında tüm mobil cihazlarımız ve bilgisayarlarımızdaki şifrelenmiş verilerin tamamının bize zarar vermek isteyen alçak düşmanlar tarafından ifşa edilmesiyle sonuçlanabilir.

Ancak bir zamanlar benim yaptığım gibi, herhangi bir yasal sonuçla karşılaşmadan özel hayatlarımızı sürdürmemizi sağlayan cihaz şifrelemesine güvenen queer ve trans kişiler için, hükümetin şifrelemeyi ortadan kaldırma girişimlerinin olası yansımaları tam anlamıyla tüyler ürpertici. Apple bu kez mahkemede kazansa bile, ABD’de ve tüm dünyada yasa yapıcılar artık tüm şirketlerin tüm cihazlarımıza fabrika ayarı olarak arka kapılar oluşturmasını zorunlu kılacak yasaları göz önünde bulunduruyor.

Hapsedilmemden önceki yıllarda, web arayüzleri, güvenli veritabanları ve iletişim yazılımları tasarlayıp geliştiren bir yazılım programcısı olar…

Ghost - Hayalet

Resim
Halsey - Ghost
https://www.youtube.com/watch?v=ao4o-XRU_KM

Uzanıp dokunamayacağım bir şeyi arıyorum

Masum hallerini sevmiyorum
Işıl ışıl bir yüz istemiyorum
İstiyorum ki deri giysinler
Yalvarsınlar, lezzet testin olayım diye
Üzgün bakışları, kötü adamları seviyorum
Ağız dolusu beyaz yalanları
Öp beni koridorda
Geçip giderken bir hoşçakal arasında

Sen daha iyilerine layıksın diyorsun
Çünkü ben yakandan düşmek bilmiyorum
Yemin ederim gitmenden nefret ediyorum
Ama yine de seviyorum işte

Hayaletim benim
Nereye kayboldun?
Yanımda uyuyan bedende seni bulamaz oldum
Hayaletim benim
Nereye kayboldun?
Seni sen yapan o ruha neler oldu?

Sen tam bir Rolling Stone bebesisin
Asla-yalnız-uyumam bebesisin
Telefon numarası istersen, sürüyle bereket
Cebimden dolup taşıyorlar bebesisin
Bense dibe vurmuş
Tüm haftasonu uyuyan
Onu seviyorum ya, diyen
Ama terk edeceğimi de bilen

http://genius.com/Halsey-ghost-lyrics

31.01.2016

Grönland

Resim
Bence tabii ki de "Yeşilyurt".

31.12.2015

The Night Is Still Young - Gece Daha Genç

Resim
Nicki Minaj - The Night Is Still Young
https://www.youtube.com/watch?v=IvN5h9BE444

Heyo, bu gece benim kafayı bulacağım gece
Myx Moscato'yu vodkaya karacağım gece
Uzay gemisini sar bakalım, kalkışa geçelim
Şu andan ayrılma, gerisi zaten gelir
Sen bunun için, tam da bunun için geldin
Uğraştığını elde edersin, sen bunun bedelini ödedin
Aman ha, hedefini yıldızlardan ayırma Ama hata da yap arada
Bende endişe olmaz, hayat dediğin bir yolculuk Ben yolun keyfini sürmek isterim Bu acele de ne? Daha çok erken Sıkıntı yok, vaktimiz varken
Gece daha genç Gece daha genç Gece daha genç E biz de öyle Gece daha genç (Nasıl olur da uslu uslu oturmaya cüret edersin) Gece daha genç (Ve hayatın geçip gitmesini izlersin) Gece daha genç (Nasıl olur da uslu uslu oturmaya cüret edersin) E biz de öyle
Heyo, içkiler senden mi, yoksa benden mi olsun Hiçbir yere gitmek yok, farz et benzinimiz bitmiş olsun Hâlâ paramız var, bankamız hangisi olsun Seksiliyse üzerime uzansın
Koca oğlanlar tüm bunları istediğin…

Lean On - Güvenecek Biri

Resim
Major Lazer & DJ Snake - Lean On (feat. MØ)
https://www.youtube.com/watch?v=YqeW9_5kURI

Hatırlar mısın, çok değil kısa zaman önce
Kaldırımlarda yürürdük
Öyle masum, hatırladın mı
Yapıp ettiğimiz birbirimize sahip çıkmaktı

Ama gece ılıktı
Bizse korkusuz ve genç
Her yanımızdan eserdi rüzgâr
Bırakmadığımız tek şey oluruna bırakmaktı

Ateş ederken bir de öpücük at
Güvenecek birine muhtacız işte
Ateş ederken bir de öpücük at
Yalnızca güvenecek birine muhtacız işte

Yaşlandığımızda n'apıcaz
Yine aynı yollardan yürüycek miyiz
O zaman da yanımda olacak mısın
Dalgalar devrilirken, yanımda yine dimdik

Uzun gecelerde
Eve dönmen hasretiyle yanıp tutuşurken
Her yanımızdan esince rüzgâr
Bırakmadığımız tek şey oluruna bırakmak olacaktı

http://genius.com/Major-lazer-lean-on-lyrics/

30.11.2015

Kicking the home out of me

Resim
3 weeks ago, I was in the city where I knew as my hometown. Not that I grew up there or had a proud "Izmir nationalism" as a friend of mine calls it but just because my parents decided to move to that Aegean city more than 15 years ago.

I remember the times when as a teenager studying at a boarding school that I was expected to "come home" in every single holiday. We never agreed on it. It was just what everyone else was doing.

As years passed on, breaking the rule of going home in every single holiday meant independence to me. I found home in being away from it. That's how I made myself as I know today. The more I became more of a someone I long to be, the less open were the arms of that home for me. And they all shut in the end.

But maybe, being locked out of those arms is the guarantee of deeper breaths. Maybe, needing to search for a hotel to stay in your hometown means that you are blessed to be who you are.

Touristing like a Salti

Resim
Last Saturday, we headed to the old capital of Transjordan, As-Salt, for a day trip with a group of expats. Located on the old road between Amman and Jerusalem, the city provides a more real insight about Jordan.

Unlike Amman, As-Salt is not full of expats dominating the main scene. This is a town where the main commercial street, Hammam Street, is crowded by sellers with their stalls full of vegetables and fruits, not by pretentious youngsters in their expensive cars strolling along (as they do on Rainbow Street, Amman every Thursday night).

Our tour started with the "Historic Old Salt Museum" which showcases an anthropological side to the city, including the 3-meter long traditional women's dress made up of cotton called "khalaqa". Having worn long trousers for the trip as we were warned not to wear shorts and tank tops because "it is a conservative city", I wondered how heavy a woman might feel under that huge chunk of cloth.

It was again the museu…

Healing with Mocha Stout

Resim
Last weekend, soon after I got my first real cold in my new home, I found myself at a BBQ party in a ... local brewery! I searched for healing in the Assyrian tradition and ended up drinking 5 glasses of beer. Didn't work, khalas!

Carakale, taking up its name from a wild kitty called caracal (no, it's not related to Karak - or to any castle or whatsoever despite my brain's insistence on Turkish), is the first microbrewery in Jordan. It all comes down to a man named Yazan Karadsheh whose story you can read about on the company's website.

The Middle East is hardly mentioned by beer although it has been home to this social lubricant as early as 9500 BC. Similarly, there is no sign around the brewery referring to ... sshhh, haram!

Apart from the great food, sunny weather and some sweet chatterboxes, I really liked our tour in the brewery which is not a big place. It reminded me of my 10th grade chemistry class at high school when we were visiting different factories to lea…

Tradition Reinterpreted

Resim
Say you are a tourist in this country with a long history of handcrafts or maybe you are in the Middle East, and you want to buy some souvenir. The chances are most of the souvenir shops will try to sell you some "culture" which has no relevance or genuineness (can't stand walking towards the Topkapi Palace in Istanbul, can't stand seeing another tourist buying a fez).

What I like is the contemporary interpretation of that culture rather than forcing it to be something that pretends to be that culture, which is usually a contemporary misinterpretation.

If you are in Amman, you must definitely see the Jordan River Foundation Showroom, which is towards the end of the famous Rainbow Street on the left-hand side. Founded in 1995, the JFR works with Jordanian designers to reimagine the traditional crafts and support local women by including them in the whole work. The main idea here is to challenge social injustice and to create a culture which speaks more of a universal …

Declaration of Ambivalence

Resim
This is me. Sitting in a study well-furnished for me to feel at home in this transit country, my first land where I am a long-term expat, waiting for our time to leave for my husband's homeland.

It's already been 8 months in this caravan-home but it still feels new or maybe unattainable. Having rejected all the limited options on my way, I've always told myself that I like to rule my own game. But in the end I found myself desperately in need of some directions. A blueprint, I say I lack in my life. Apart from the anti-role models of my life, someone to aspire to... Could that be me myself?

This will be the making of my own homeland.

31.03.2016

Bir anının çantası

Resim
Eski fotoğraflar, ama öyle iyi çıkanlar değil, iyi çıkmadığı için kuytu köşede kalanlarla karşılaştığımda gülümseyebildiğim bir yaşa geldim artık. Sadece kendimin değil, sevdiklerimin o pürüzlü hallerinden de beni mutlu eden zaman yolculuklarına çıkabiliyorum.

14 yaşımda liseye yatılı gitmeden önce eşyalarımı koyayım -biraz da gurbete gidiyor, yazıktır- diye annemle babamın paraya kıyıp -30 lira!- bana aldığı o sırt çantası gibi... Fermuarlarının tutacakları çoktan koptu, açılıp kapandığında dikiş yerlerinden sökülen iplere takılıyor, çantanın deseni solmuş gitmiş ama hâlâ bir anıyı taşıyor.

Biriktirmek ve atmakla olan ilişkim şimdiye kadar hep atıp gidivermeye yüz dönmüşken bu sıralar bir son bakış atıyorum atmadan evvel. Sabitliklerimiz sarsılırken hem nereye taşıyacağız onca aitlikleri?

Ama işte insan yine de iyice bir sarılmak istiyor kendinin mi değil mi yüzde yüz emin olamadığı ne varsa kendinden uzaklaşırken.


Yasemin çayı

Resim
Garibim ben. Hem bir yapı olsun istiyorum, hem de bir kaydırak. Kurmak istiyorum her anımı, adımımı; sonra da kurmalı oyuncak gibi bırakmak. Bir yanım düzen istiyor, bir yanım dağınık. Uykulu uykusuzluklar gibi ortaya karışık.

Kendine Nazik Davran

Resim
Canımızın sıkkın olduğunu söylemenin bile giderek zorlaştığı, mutluluğa şartlandığımız bir zamanda insanın ara sıra da olsa hayatını sonlandırmayı düşündüğünü söylemesi kolay değil. Hâl böyle olunca, derdine derman olabilecek, en olmadı yükünü hafifletebilecek bir omuz bulmada zorlanıyor insan.

Yakın zamanlarda iki dostumun intihar düşünceleri olduğunu öğrendim. Dün de beyimin kuzeyden bir çocukluk arkadaşıyla konuşmasının ardından, eşinin bir iş arkadaşının çalıştığı okula tüfekle gelip yüzünü parçaladığını anlatmasıyla hepten içim kıyıldı.
John Singer Sargent - Carnation, Lily, Lily, Rose
Ben geçtiğimiz hafta bir psikoloğa gittim. Amman'da yaşam beni zorluyor, kendimi oyalayacak bir şeyler buluyorum ama evi yolda bulmanın gerilimi hâlâ üzerimde, hem de son zamanlarda pek asabi bir insan oldum diye anlattım. Yazı gönderdiğim ama olumsuz bile olsa bir geri dönüş alamadığım iki siteye, bana laf çarpan bir aktivist bozuntusuna, trafiğe-egzozuna-sürdürülemezliğine, bir sıcak bir soğuk…

Bridget Jones'un Bebişi: Babanın adı yok, yoksa üçlü mü yaptılar?

Resim
"Mut-lu yıııl-laaar, saaa-naaa!"nın "ruuu-huuu-naaa Faaa-tiii-haaa"ya dönüştüğü, single olmanın "evde kalmışlık" anlamına geldiği, kendini sürekli yenileyen bir iş ortamında 43 oluyor Bridget Jones.

İşini yeterince iyi yapıyor, mükemmeli oynamıyor. Yeni müdürüyle birlikte hepten imaj değiştiren iş ortamında kendine yeni bir ben arayışına giriyor. "Koca siklerden" ve "bir vurdursa nasıl rahatlayacağından" bahseden iş arkadaşıyla birlikte soluğu bir müzik festivalinde alıyor.

"Mükemmel erkek"le orada tanışıyor, dahası zil zurna sarhoşken kendini onun çadırında buluyor. Sevişiyorlar. Çok geçmeden eski aşkıyla da tek gecelik bir yakınlaşması oluyor. Bir korunma "yöntemi" olarak geri çekilmeyi kullananlardan değil Bridget, doğaya saygılı kondomları her daim yanında. Ancak kondomun da bir son kullanma tarihi olabileceğini akıl edemiyor işte.

Bridget'i izlemeyi keyifli kılan tüm o "yanlışları", annesinin &quo…