Norveç’in “Ayıp” Gençlik Dizisi Din Dersi Oluyor

Norveç’in meşhur gençlik dizisi Skam (Utanç ya da Ayıp diye Türkçeleştirebiliriz), karakterleri ve işlediği konularla akademinin ilgisini çekti. Oslo Üniversitesi Din Çalışmaları Bölümü, önümüzdeki güz döneminde dizi üzerinden bir ders açıyor. 

“Skam’da Din” dersinde neler mi işlenecek? “Namus ve namussuzluk. Slutshaming ve gizli eşcinseller. Seksin her türü. Hamile kalma korkusu. Uyuşturucu. Ebeveynlerle çocukların ilişkisi.”

11 dilde yayınlanan Seks ve Din: Dünya İnançlar Tarihinde Öğretiler ve Tabular kitabının yazarı ve aynı zamanda dersin sorumlusu Profesör Dag Øistein Endsjø ile Skam’da dini konuştuk.

“Skam din çalışması için harika bir örnek”

Skam gibi popüler bir gençlik dizisi üzerinden akademik bir ders açma fikri nasıl ortaya çıktı?


Fikir aslında üstün nitelikli idaremizde yer alan Siren Leirvåg’dan geldi ancak tüm kadromuz Skam’ın çağdaş Norveç toplumundaki dini görünümü ne kadar iyi yakaladığını ve haliyle din çalışması için harika bir örnek oluşturduğunu hemen teslim etti.

Derste dinin farklı Skam karakterlerinin davranışlarını nasıl etkilendiğine bakacaksınız. Din konusu açıldığında tartışmalar genelde Müslüman olması sebebiyle 4. sezonun ana karakteri Sana üzerinden ilerliyor. Ancak siz hepimizin öyle ya da böyle dinden muaf kalamadığını iddia ediyorsunuz. Bunu açar mısınız?

Norveç’te insanların cinsiyet, toplumsal cinsiyet, namus ve başka pek çok inanışla kurduğu bağ doğrudan ya da dolaylı olarak dinden etkilenmeyi sürdürüyor. Hristiyan değerleri, sembolleri ve mitleri toplumdaki gücünü hâlâ koruyor ve her birimiz istesek de istemesek de bunlarla ilişkileniyoruz. Bunun yanı sıra, İslam büyük bir görünürlük kazanarak mutlak “öteki” haline geldi; bu da Norveçlilerin din ve genel anlamda dindar olmanın ne olduğuna dair görüşlerini etkiliyor.

“Hristiyan değerleri, herkesin heteroseksüel olduğu varsayımına yol açıyor”

Aftenposten gazetesine verdiğiniz röportajda 3. sezonun ana karakteri Isak’ın, kendisi inançlı olmasa dahi, eşcinselliğe dair Hristiyan değerlerini ve sembollerini deneyimlediğini söylüyorsunuz. Görünürde seküler bir toplumda din, cinselliğe dair meselelerin bu kadar içine işlemeyi nasıl sürdürüyor?

Eğer Norveç gerçekten seküler bir toplum olsaydı, eşcinsellik hiç mesele edilmezdi. Tam da o Hristiyan değerleri, ya da onların kalıntıları diyelim, Isak’ın çıkması gereken dolabı sunup aksi beyan edilene kadar herkesin heteroseksüel olduğuna dair yaygın varsayıma yol açıyor.

“Utanmaz Müslüman kızlar” eşit haklar talep ediyor


Ders kapsamında ayrıca Skam’ın farklı bağlamlarda nasıl ilerleyeceğini ele alacaksınız. Sana karakterini ele alacak olursak, onun erkek bedenine bakarken hülyalara dalması ya da arzularını keşfetmeye çalışması TV’de sık gördüğümüz şeyler değil, Türkiye’de gösterildiğini düşünemiyorum bile. Norveç’teki insan hakları ile Müslüman kadın ve queer’lerin özgürlükleri arasındaki etkileşimi nasıl görüyorsunuz?


Son on beş yılda Norveç’te LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) haklarını insan hakları olarak tanıyan bir değişim yaşandı. Öncesinde bu, en temel hakları sistematik olarak ellerinden alınan bir grubun meselesinden ziyade, çoğunluğun şefkat göstermesi beklenen bir grubun meselesi olarak görülüyordu. Hâlâ pek çok zorluk, özellikle de Müslüman Norveçliler için mevcut olsa da toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği üzerinden eşit haklar talep eden pek çok Müslüman Norveçli sayesinde burada hızlı bir değişim yaşanıyor. Kendilerine “skamløse jenter” (utanmaz kızlar) diyen Müslüman bir grup geniş destek ve hayranlık kazandı.

Türkiye’de din toplumsal yapıyı belirleyen büyük bir etken olmasına rağmen akademi din çalışmalarına mesafeli duruyor. Pek çok kişinin kendini din üzerinden tanımlamadığı Norveç gibi bir toplumda dine yönelik akademik ilgi ne durumda?

Din çalışmalarına yönelik ilgi son birkaç on yılda arttı, zira insanlar dinin toplum ve kültürümüzde ne kadar önemli bir yere sahip olmayı sürdürdüğünün daha fazla farkına varmaya başladı.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun