Böyle *ok Daha Güzelsin

Geçen Twitter'da dolanırken TV'de (TV8'de) yeni bir Tanrım-beni-baştan-yarat programı olduğunu öğrendim. Birbirleriyle evli bir adam ve bir kadından oluşan yarışmacı çiftler, hangi adamın kadınına en başarılı (re-)benliği dayattığını göstermek için gey enerjisi yüksek bir jüri karşısına çıkıyor.

Önce (bilmemkaç yıllık evlilikleriyle örnek ya da mutlulukları bir de bilmemkaç yaşındaki -Allah bağışlasın- bir çocukla taçlanmış) çiftimizin salonuna konuk oluyoruz. Bir çay içip çiftimizi daha yakından tanımak için yatak odalarına dalıyoruz. Amacımız evin hanımının çarşı-pazar (öhöhö, market!) "kombin"inden başlayarak düğün-dernek (gece klübü olacak değil ya) kıyafetlerine hızlıca bir göz atmak, kadına bunlardan bir defile sundurmak. O esnada beyimiz kadınının gardırobundan beğenmediği ne varsa atma hakkına sahip.

Adamın seçkisi: Kış-İlkbahar 2016 (ile sınırlı kalsa keşke!)

Sonra alışveriş faslı başlıyor. Kadının ne giyeceğine dair öneriler sunmak yine adamın işi. "Sen bilirsin ama..." diye kadının eline tutuşturulan adamın seçkisi, en kötü "gönlü olsun bari" diye giyilen ama adamın açıklı seçikli önerisi karşısında haddi derhal bildirilen bir özgürlük alanı. "Benimle dalga geçmek için o kıyafeti seçti belli ki" diye ağlamaklı olmalar, kıyafet yırtmalar ise programın beden imgesi sorunlarına parmak basan hoş kurgularından.

Sonra cilaya geliyor sıra. Ağız bakımı (beyaz, bembeyaz, besbembeyaz olması gereken dişlerin görünümü) tamamlandıktan sonra adamın önerileriyle kaz ayakları temizlemeden kaş kaldırmaya bir dizi estetik operasyon kadının yüzüne uygulanıveriyor. Ardından sıra saç ve makyaja geliyor, renginden modeline her şey yine adamın dilinin ucunda.

"Kimsenin adamı olma, kızım" dedim kendi kendime....

Tek bir bölüm ne kadar yansıtıcı olur bilemem ama benim aklımda en çok "Atilla'nın karısı"nın (Mrs. Dalloway misali) güçsüz bakışları kalıyor. Adamını memnun etmek için taklalar atmaktan Rus sirklerine fazla kalifiye bu kadınlar AVM ışıltısına kavuşunca mı daha güzel oluyorlar ben bilemedim.

"Böyle" derken öncesi ya da sonrasına dair bir gönderme yapılmadığından -en azından kendim için- böyle daha güzel olduğuma karar verip kendi adamıma sınırlarını bilmesi, sinirlerimi bilememesi gerektiğini hatırlatıverdim.

Kimsenin adamı, kadını, şusu, busu olmamak dileğiyle...

Ha bi de: Başkası olma, kendin ol #böyleçokdahagüzelsin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Uppsala'dan Fulden

Onlar expat de biz gurbette miyiz?