Kaçak enerji baloncuklarını patlatmak - 2

Şimdi yazacaklarımın üzerinden aslında en az bir ay geçmiştir. Olay anından karelerdense analizi seviyorum herhalde ki yeni gelişmeler olsun da yorumlanacak bir şeyler çıksın diye bu kadar bekledim.

Anne ve babama evlendiğimi en sonunda söyledim. Bir erkekle evli olduğumu yani. Abimin görüşünün aksine kimse kalp krizi geçirmedi. Ama yine de bir panik ortamı oluşmadı değil. Eşcinsel olduğumu zaten biliyorlardı; taaa 2007'de açılmıştım onlara. Yine de konuşulmuyordu bu konular bizim ailede. Hasır altına süpürmekle de yok olmuyor hiçbir şey.

Açıldığımdan beri ailemle ciddi sorunlar yaşadım ve sanırım içten içe suçluluk psikolojisine bile girdim. Ne hakkım vardı onları üzmeye, anlatmasam olmaz mıydı, kaldıramazlardı böyle şeyleri, hep kendimi düşünüyordum (aslında bunlar benim kendi düşüncelerim değil, başkalarının bana yönelttiği suçlamaların kendi dilime tercümesiydi sadece)... Her ne kadar lise yıllarımdaki kafa yapımı yitirmiş gibi hissetsem de bu benim hayatım, ben kimseye zarar vermiyorum ki, hiçbir zorluk aşılamaz değil şeklindeki düşüncelerim hâlâ ağır basıyor. Tam da bu yüzden seçtim evli olduğum gerçeğini onlarla paylaşmayı. Yalan söylemenin lüzumsuzluğundan bunalmış bir şekilde.

Yine de bunu yapmak kolay olmadı benim için. Sorunlarla yüzleşmektense kenara kaçmak millî sporumuz olmalı. Sanki ilk kez açılıyormuşumcasına heyecanlanarak (biraz da nefessiz kalır gibi bir halde) söyledim onlara. Babam "ne, kocan mı?" diye sordu başta, ama sesi sanki ne dediğimi anlayamamış da o yüzden soruyor gibiydi. Annemle o günden beri hâlâ konuşmadık ama.

Benim eşcinselliğimin, üstüne üstlük de evliliğimin duyulmasının onları "rezil" edeceğinden korkuyormuş annem. Pardon ama benim cinsel yönelimimle anamı babamı üzmeye çalışacak olana rezil derim ben. 

Sonrasında babamla iki kere konuştuk ve çok daha samimi olduk. Yalanların soğukluğu kalkmıştı, en azından ben en sonunda babamı geri kazanmış hissettim. Onun da bana "beyin nasıl?" diye sorması takdire şayandı.

Şimdilik bu aile meselesi alttan alta ilerliyor. Anne kanadında işler ciddiyetini korusa da babamla aramızda yılar evvel Karşıyaka sahilinde yaptığımız yürüyüşlerdeki gibi bir yakınlık doğduğu için çok mutluyum. Dilerim biyografimi domine edecek kadar büyük bir dramaya dönüşmeden tatlıya bağlanır bu mevzu.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun