Overtraining: Pestilini çıkarmak

Kendimi bildim bileli hep bir koşturma (ruh) halindeyim. Sahilde öylece uzanmayı beceremeyen, "bir şey" yapmazsa kendini değersiz hisseden, kısa sürede darlanan biriyim. Ancak bu hayat alışkanlığı beni özellikle son zamanlarda ciddi ciddi mutsuz ediyor. Ev geyliğini yüzde yüz kabullenemeyen maço tarafım galiba bir yolunu bulup kendini kanıtlamak istiyor. Yok ben ayrı biriyim, bak ben beyimin beyi değilim, ben benim çırpınışları... Anlıyorum, baba evinden ayrıldıktan sonra hiç bu kadar dolaylı bir hayat yaşamamıştım. Haliyle kendimi bir şekilde ayrıştırma derdindeyim.

Lâkin...

(Hadi zaman verelim) son 1 haftadır hayatı overtraining şeklinde yaşamaktan yorulduğumu fark ettim. Amaç ne, araç ne, kimsin sen? Her şey karman çorman, tek maksatları pestilimi çıkarmak!

Hayatı komplikeleştiren benim, kompliman peşinde koşan benim, gitmiyor bu eşek zorlama artık, dedim. Yükleri atmaya karar verdim. Zor geldi vazgeçmek, geri çevirmek, yüz üstü bırakmak, çekip giden olmak ama sanırım sahilde bomboş, hiçbir şey yapmadan, öylece uzanmayı öğrenmedikçe eğitimim hep eksik kalacak.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun