Kendiyle konuşan sosyal astronot

Farklı dünyalara girip çıkmak iyi güzel de düşmanlarım çatlasın fotoları dışında bu sosyal astronotların deneyimlerine dair bilgi edinmek biraz zor. Beyimle tanışmamla birlikte sosyal astronotluk kariyerimde ikişer üçer level atladığımdan şimdi beni iyi dinleyin:

Nasıl ki astronotların mavi gezegenle selfie çekinmeden önce psikolojilerini havada takla atmaların, nimetle oyun oynamaların yanı sıra hasretliklere, biricikliklerinin yalnızlıklarına hazırlamaları gerekiyorsa sosyal astronotların da bu tür programlardan geçmeleri gerekiyor. 

Yeni bir dünyaya adım attığınızda bulup ettiklerinizi merkezle paylaştığınızda kıymete biniyor keşfiniz. Uzaylı görmenin heyecanını uzaylılarla ne kadar paylaşabilirsiniz? Öte yandan siz de o eski dünyalı değilsiniz artık. Mutantlığınızın ağırlığını zarafetle taşımanın yollarını DA keşfetmeniz gerektiğini belki de ilk kez benden duyuyorsunuz.

Öncelikle şunu kabul edin: Yalnızlık, bol bol yalnızlık ama, hep yanıbaşınızda duracak. Boşuna değil onca sosyal astronotun akıl doktorlarının kapısını aşındırması. Orta Doğu'dan İskandinavya'ya yola çıkmış bir ev geyi olmanın yalnızlıkları da sayısız hanımın hayat izinde bulunmayabiliyor. 

O zaman kendinizle konuşmaya başlayın. Kendi kendine konuşmanın tüm olumsuz çağrışımlarını bir yana bırakıp kendiyle konuşan insanın, kendini dinleyebilen ve kendini anlatabilen, dolayısıyla bir sonraki levelde kendini eyleyebileyecek insan olduğunu başlığınızdan hiç ama hiç çıkarmayın.

Vardığınız her yeni dünyanın sizi (en azından, bildiğiniz o eski sizi) hem eksilteceğinin, hem de çoğaltacağının farkında olun. Mutantlığınızı sevin, mutantlığınızı yaşayın. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilik nasıl gidiyor?

Uppsala'dan Fulden

Onlar expat de biz gurbette miyiz?