Aile Arasında: Yaktın sen beni!

"Ailem" dediğim şeyin nüfusta kaydı yok. Beni ben gibi kabul eden, bana daha bir ben olabilmem için el uzatanlar benim ailem. Soyu sopu yok, kutsal bilmez.
Gülse Birsel'in senaryosunu yazdığı Aile Arasında filmi, "senin ailen kimlerden oluşuyor?" sorusunu insanı kahkahalara boğarken orta yere bırakıveriyor. 

Cihangir-Adana, zengin-fakir, freak-makul, duygularının farkında-inkâr ettiklerinin avucunda gibi uçları yan yana koyup "sahiden bi değişik duruyor" dedirtirken bir yandan da "Türkiye ailesi nasıl bir şey olmalı?" sorusuna kendi yanıtını veriyor film. 

İlk trans-pozitif, anaakım Türk filmi desek?

Filmde özellikle iki sahne Gülse Birsel'in ailesini kadın özgürlüğüyle tanımlamamız için yeterli bilgiyi sunuyor.

İlki, "yahu uzaylı mı bu, ne demek 3. cins"le başlayan, "trans birey diyeceksin"le son bulan, Türkiye'de gelmiş geçmiş belki de en anaakım trans-dostu mesajın verildiği ve hiçbir şekilde didaktiklik kusmayan sahne. Ayta Sözeri'nin filmdeki varlığını çok güzel bir şekilde taçlandıran, sesi ve ayakkabı numarasıyla ilgili esprilerle onu görünmez kılmadan, kendi bedeninin sahibi bir birey kılan senaryoya butlar budu şugariyet ödülü verilmesi gerektiğine inanıyorum.

İkincisi ise, Demet Evgar'ın canlandırdığı karakterin "sen kimsin ki beni yargılıyorsun?" temalı, Kadırgalı stayla, o neredeyse rap yapan atarlanışı. İstediğini giyebilmenin, kamusal alanda damgalanmadan varolma talebinin çok güzel bir dışavurumu o sahne.

Türkiye'deki yaygın çelişkileri biraz yerli, biraz uluslararası bir dille gösteren, başarılı bir komedi var karşımızda. 

Ailesini yeniden düşünmek isteyen herkese ısrarla tavsiye ederim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun

Norveççe Öğrenmeye Nereden Başlamalı?

Kendine Editör: Ankara LGBT Mekân Rehberi